|
Tweet |
Benim bu sevdamı belki de hiç kimsenin aklına getirmemesi, hatta hiç tahmin etmemesi? Eğitimci, araştırmacı, TARİH VE KARAMAN KÜLTÜRÜ AŞIĞI olan değerli arkadaşım Sayın ALİ YAĞCI, işte bu benim hayal ve arzu ettiğim bir sanat merkezini zor şartlarda olsa da eşi ve dostlarıyla Karamanımızdaki GAZİ MUSTAFA KEMAL ESKİ İLKOKULU'NDA açmıştı.
Gayret ve çalışmalarından dolayı Sayın eğitimci ALİ YAĞCI kardeşime ben şahsım olarak çok minnettarım ve kendilerine teşekkür ederken yaşam hayatının uzun olması dileklerimle de çalışmalarının da daha da genişletilmesi temennisinde bulunmaktayım.
Sanat ve kültür merkezleri elbette ki halka açık ve gezilebilirliği kadar da bazı özellikleriyle de yerleşimi, oluşumu, tasarlanışı, yer seçimi ve sadelikleri olduğu gibi bu SANAT MERKEZLERİ ile sakin ve sessiz bir ortamda olması gezilmesiyle bizlere daha da huzur ve rahatlık verebilmelidir. Şunu ifade etmek istiyorum; Ben iyi veya kötü şartlarda da olsa birçok şehirlerde sanat ve kültür merkezleri ve müzeleri gezdim ve Karaman'daki halen şu haldeki durumları hiç ama hiç görmedim ve de görmeyi istemiyorum. Bu benim şahsi bir görüşümdür.
Her şeyden önce bu sanat ve kültür merkezinin İSMİ ÜZERİNDE DE TARTIŞIR değilim. Hani Karaman Atatürk'ün ana yurdu idi de, GAZİ MUSTAFA KEMAL İLKOKULU birdenbire yazını GAZİ KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ ismi ile geçiştirilirdi. Bu binanın temeli ve eğitim ilkeleri düne kadar Gazi Mustafa Kemal İlkokulu olarak biliniyor ve baksınlar da buradaki açılmış olan Kültür Merkezine erişmesini arzu ediyorum.

Gelin görün ki ben on bir aydır Karaman'ımdan uzaktaydım. Kırklareli vilayetinde bulunuyordum, buraya gelmeden önce Gazi Sanat Merkezine uğrayalım. ALİ YAĞCI ve ABDURRAHMAN SAĞKAYA arkadaşlarımızı Allah'ın izniyle de ziyaret edelim, bodrum katına ineceğim orası sandalya da... böyle bir eşyalar yola konmuş, geçmek için zorlandım.
Be kardeşim burası bir ambar yeri mi? Yoksa sanat kültür yeri mi? Yine başka bir gün orada ara sıra yapılan bazı toplantılardan bir tanesine tesadüfen rastladım ve keşke girmeseydim dedim kendi kendime.
Ne oldu? Orada toplantıda bir arkadaş konuşuyor ve kapı açık. Orada da bir şahıs elinde çay ve kaşıkla çayını karıştırıyor, içeriye seyrediyor idi, belki de dinliyordur.
Kendisine sordum; "İçeride ne oluyor?" diye bilmem cevabını verdi. Hayli pelteksen burasının bir çayhanemi, sanat yeri mi? dedim. Daha çok önünde var. Giriş katta Karaman'da üretilen ve sanat değerleri olan bir iki çiçekte olsa tanıtım ve satış yeri var. Fakat arkadaşımız Ethem Büyükköse'in eş yürütücülüğünde, tesadüfen uğradığımda Tarım İl Müdürlüğü ve Sağlık İlçelerinden memurlar gelip ürünlerin kontrollerini yapıyorlardı ve onaylarında da sakıncalı olmamalı ki, keyiflice çay içilmişti. Ne oldu da orası boşaltılıp bahçeye çay ocağı açıldı?
Yine Ali Yağcı arkadaşlarımızın çalışmaları ile giriş katta bir odada ELEKTRONİK ALETLER (ESKİ YILLARA AİT) den oluşan çok güzel ve de tarih değerleri olan bir sergi salonu var idi. Orası da boşaltılarak SERGİ VE RESİM SALONU oldu.
Be kardeşim, sınıf olarak bildiğimiz koskoca bir odayı da sen nasıl bir çay ocağı olarak açıyor ve kullanıyorsun?
HANGİ BİR SANAT VEYA KÜLTÜR BİNALARININ İÇERİSİNDE ÇAY OCAKLARI VAR?
Bu bir utanç ve görülmemiş bir durumdur derim.
.jpg)
Geldim bu sanat merkezinin yanındaki de KARAMAN ÖĞRETMEN EVİ'NİN bir şubesi gibi kullanılmaya başlanmış ve devredilmiş. Buraya gelen vatandaşlar bahçede oturuyor, çay, kahve, meşrubat ve hatta bazılarının yiyecekleri öyle oluyor ki çocukları da getiriyor ve yazarken utanıyorum TUVALET VE LAVABO yeri nerede? Daha ne diyeyim ki.
Bildiğim kadarıyla Karamanımız eski belediye başkanlarımızdan sevdiğim, saydığım çok değerli arkadaşım Dr. KAMİL UĞURLU buraya Karaman müzesini taşımak istediği de hemen hemen diye bilirim ki çok yerlerden karşı dilekler geldi. "Burası bir okul ve öyle olacak." dendi. Şimdi ne oldu? Bir ÖĞRETMEN EVİ ÇAY BAHÇESİ oldu.
Uzaklarda da olsam hiçbir zaman Karaman ve sorunlarından ayrı kalmam mümkün olmamadı. Benim bu yazımı okuyup da karşı çıkanlar olabilir ama ben burada hiçbir kurumu ve şahsı hedef almadım ve de olmam. Görüşlerimi ve düşüncelerimi yazdım. Bundan kimseye bir saygısızlık ve de hakarette bulunmak istemedim. Tek istediğim bu yerin isminin;
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ levhasının asılması ve de öyle olmasıdır.

Bütün Karamanlı hemşehrilerime ve basın mensuplarına sevgi ve de saygılarımı sunarken selamlarımı gönderiyorum.
05.08.2026 KIRKLARELİ
Mustafa KOÇAK (Foto Renk)