İnsanlık tarihindeki peygamberlere baktım, sonra kendi tarihimizdeki Osmanlı Hükümdarlarına baktım ve hepsinin birer mesleklerinin olduğunu gördüm. Günümüzde de yine insanların geçimlerini temin etmek için mesleklerinin olduğunu ve iaşelerini temin etmek için bu mesleklerini icra ettiklerini gördüm. Bir de meslekleri olmadan insanların sırtından geçinenlerin olduğunu ibretle ve dehşetle görüyorum..
Peygamberlerin çoğunluğu çobanlık yapmış, bunun yanı sıra Hz. Adem çiftçi, Hz. İdris terzi, Hz. Nuh marangoz/gemi yapımcısı, Hz. Davud demirci/zırh yapımcısı ve Hz. Muhammed (s.a.v.) ticaret/çobanlık gibi meslekleri icra etmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu hükümdarlarına baktığımız zaman yine aynı şekilde mesleklerinin olduğunu görürüz. Sultan 2. Abdülhamit Marangozdur ve kakmacılık ve oymacılık sanatında çok ileridir.
Sultan 5. Murat müzisyendir, bestekârdır ve çok iyi bir piyanisttir. Sultan Abdülaziz pehlivandır, yani sporcudur.
Sultan 1. Abdülmecit yine bestekâr ve ressamdır. Sultan 2. Mahmutt, bestekâr ve kuyumcudur. Sultan 3. Selim bestekârdır ve iyi bir müzisyendir. Sultan 1. Mahmut pek çok meslekle ilgilenmiştir ve yine o da şair ve müzisyendir. Ürettiği el yapımı oyma ve kakma sanatıyla yaptığı tabloları sattırır ve ihtiyaç sahiplerine kişisel sadaka olarak verirdi. Sultan 3. Ahmet hattat ve şairdir. Sultan 2. Mustafa şair ve okçudur. Sultan 4. Mehmet şair ve bestekârdır. Sultan 4. Murat şair ve bestekârdır. Kanuni Sultan Süleyman kavaftır yani ayakkabı ustası ve kuyum sanatçısıdır.
Yavuz Sultan Selim kuyumcudur ve aşırı kitap okuduğu için Osmanlı Padişahları içinde tek gözlük takan hükümdardır. Sultan 2. Mehmet yani Fatih Sultan Mehmet bahçıvandır. Gülleri aşılama ve ağaç yetiştirme konusunda beceriklidir. Aynı zamanda bir kitap kurdu ve koleksiyoncusudur. Haritalar üzerine çalışmalar yapmış ve harita meraklısıdır. Fâtih, ayrıca ok için parmağa takılan yüzükler, kemer tokaları ve kılıç kınları da imal ederdi. Bütün bu özelliklerinin yanında Fatih Sultan Mehmet ünlü bir şairdir ve şiirlerinde “Avni” mahlasını kullanmıştır.
Günümüze baktığımız zaman ise hiçbir mesleği olmayan ama çok zengin şekilde hayat süren, en son model arabalara binen, bakanlarda bile olmayan korumalara sahip olan tarikat ve cemaat liderleri vardır. Tarikat liderlerinin hemen hemen hepsine de makamları babalarından geçmiştir. Bu insanlar gerçekten çok zeki insanlardır ve arkalarına pek çok insanı takışlar ve onların sırtlarından geçinmektedirler.
Bir gün Peygamber Efendimizin yanına bir bedevi Arap gelir. Peygamber efendimiz ve arkadaşları bir yerde oturmaktadırlar. Adam içeri girince MUHAMMET HANGİNİZ diye sorar. Çünkü Peygamber efendimizin diğer sahabeden farklı bir cübbesi, sarığı, elbisesi, tacı ve tahtı yoktur. Peygamberimizi işaretle gösterirler ve adam titremeye başlayınca Peygamber Efendimiz yerinden kalkıp adamın yanına gelir ve elini adamın omuzuna koyarak: “ Korkma, ben kuru ekmek yiyen bir kadının çocuğuyum. “ der.
Peygamber Efendimizin tevazuuna ve yaşantısına bakın lütfen. Bir de, peygamberimiz deveye binerdi diyen ama devenin yanına bile uğramayan, son model Mercedes ve Audilere binen, Peygamber soyundanım diye milleti kandıran ama Peygamberimiz gibi Arap olmayan insanlara bakın ve düşünün diyorum vesselam…
Mustafa EROL
Araştırmacı-Yazar