Karaman'da bu yıl yağış rekoru kırıldı. Dağdan taştan su fışkırdı.
Bunca su bolluğuna rağmen Belediye binasının giriş kapısına otuz adım mesafedeki hayrat çeşmesinin musluğundan hâlâ "tıs" sesi geliyor.
Karaman'da bu yıl yağış rekoru kırıldı desem... Dağ ve taştan sular fışkırıyor desem...
Karaman Belediye binasının ana giriş kapısına 25-30 adımlık mesafede bir hayrat çeşmesi var desem...
Bu çeşmenin üzerinde "Karaman Belediyesi tatlı su çeşmesi" yazılı teneke plaka çakılı desem....
Hayrat çeşmesinin hem musluklarının olmadığını hem de suyunun aylardır akmadığını söylesem...
Çeşmenin Teyfik - Şerife Yılmaz hayratı adıyla 24 yıl önce yapıldığını, çinilerle bezeli, estetik bir mimariye sahip olduğunu söylesem...
Ne desem ne söylesem, fotoğraflardan etkili olmayacak.
Bu çeşmenin üzerinde isimleri yazılı olan Yılmaz çifti benim değerli iki büyüğümdü. Komşularımızdı, can arkadaşımın anne ve babasıydı. Ekmeklerini yiyip, sularını içtiğim, çocukluğumun bir döneminde evlerinde konuk olduğum değerli komşularımdı. Biri Teyfik amcam, biri Şerife teyzemdi. Teyfik Yılmaz, Karaman'da ilk elma bahçesini kuran ve meyvecilikten geçim sağlanabileceğini kanıtlayan kişiydi.
Seki Çeşme Mahallesi'nin sakinlerinden rahmetli Yılmaz çiftine ve onların iki güzel oğullarından canım kardeşim Hüseyin Avni'ye, İrfan abiye rahmet dilerim.
Çeşmeyi çok önce görmüştüm. Suyu akmıyordu. Güzelim çini fayansların üzerine ilan içerikli kağıtlar yapıştırılmıştı. Bir hayrata bu kadar hoyrat davranılması yüreğimi sızlatmıştı.
Burası gözden Irak bir yer değildi. Karaman Belediye Başkanlığının ana binasının ana giriş kapısının çok yakınındaydı. Nasıl olur da çeşmenin bu hali kimsenin dikkatini çekmemiş diye üzülmüştüm.
Bizde eksikleri, gedikleri, uygunsuzlukları yazmak, eleştirmek muhaliflik, karşıtlık sanılır. Altında çapanoğlu aranır. Bunları yazana, gündeme getirine diş bilenir. Hakkında çirkin iftiralar edilir. Överseniz teşekkür etmek akla gelmez ama, eleştirirseniz yandı gülüm keten helva.

Bu yüzden, bir süredir şehirde olup bitenlere, anlatılanlara, tanık olduklarıma kulaklarımı ve gözlerimi kapattım. Şehrin yaman gazetecileri, acar muhabirleri, sosyal medya fenomenleri, onlarca haber sitesi varken, topa girmekten uzak durmanın iyi olacağını düşündüm.
Ne yazık ki, bu konular onlar için önem arzetmiyormuş. Kimse bu konuları yazıp çizmiyor, fotoğraf bile paylaşmıyor.
Belediye yeni dört otobüs almış. Bir övgü furyasıdır gidiyor. Karaman'da raylı sistem devreye girse bu kadar alkış almazdı. Hızlı trenin seferlere başlaması bile dört otobüs kadar ses getirmemişti.
Dört otobüsün hizmete girmesi, inşallah ulaşımı rahatlatmıştır. Toplu ulaşımda rahatlık, kent konforunun olmazsa olmazı kabul edilir.
Karaman'da her ay trafiğe ortalama 400 kadar araç giriyor. Her ay 400 yeni aracın trafiğe kaydolduğu bir şehre dört otobüs alınması göklere çıkarılacak bir durum mu?
Hayrat çeşmesine dönelim. Çeşmenin de bir köşesinde yer aldığı alanda bir çalışma başlatılmış. Belli ki düzenleme yapılacak. Umarım, hayrat çeşmesi bu düzenlemeden sonra suya kavuşur.
Belediye binasının yanındaki düzenlenecek alanı onlarca dönümlük bir yer sanmayın. Küçük bir cep. Minik bir alan. Bir bölüm deşilmiş. İki günlük iş bir türlü bitirilememiş. Bu kadar uzatmak, yavaştan almak yeni bir uygulama tarzı mı?
Aktekke çevresinde de aynı çalışma başlatılmış. İnşallah her iki yerdeki çalışmalar hızlanır, işler 20 - 25 yıl dayanacak şekilde kaliteli yapılır ve vatandaş memnuniyeti sağlanır.
Karaman'ın çeşmeleri konusu bir derin yaradır. Bakımsızlık, kirlilik, daha neler neler. İnşallah onlara da sıra gelir.

Ahmet Tek