|
Tweet |
19 Eylül Gaziler Günü, Türkiye genelinde olduğu gibi Manavgat’ta da düzenlenen törenle anıldı. Ancak bu yılki tören, gazilere verilen değerin sorgulanmasına neden olacak görüntülere sahne oldu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı ve güvenliği için mücadele etmiş gazilerin onurlandırıldığı böyle anlamlı bir günde, törene gösterilen ilginin son derece düşük olması dikkat çekti. Yaklaşık 30-35 dakika süren törende katılımın beklenen düzeyin oldukça altında kalması, “Gaziler Günü gerçekten gerektiği gibi kutlandı mı?” sorusunu beraberinde getirdi.
Törende dikkat çeken bir diğer konu ise çelenk sunma sıralaması oldu. Gaziler Derneği’nin çelenginin son sırada okunması ve sunulması, gazilerin temsil edildiği bir törende sembolik olarak dahi olsa rahatsızlık yaratan bir görüntü oluşturdu.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da tören sonrasında gazilerle tokalaşıldı, hatıra fotoğrafları çekildi ve iyi dilekler paylaşıldı. Ancak asıl mesele tam da burada başlıyor.
Gaziler yalnızca 19 Eylül'de 30 dakikalık kişiler değildir.
Bir tören günü birkaç dakikalığına ellerini sıkmak, fotoğraf karesine girmek ve ardından gazilerin sorunlarını, ihtiyaçlarını ve hayatlarını bir sonraki Gaziler Günü'ne kadar gündemden çıkarmak; gazilere verilen değerin ölçüsü olmamalıdır.
Elbette törende farklı bir tablo ortaya koyan isimler de vardı. Özellikle askeri protokol içerisinde yer alan albayından binbaşısına, astsubayından diğer rütbeli personele kadar birçok askeri personelin gazilere karşı samimi, içten ve sıcak yaklaşımı dikkat çekti. Gazilerle kurdukları iletişim, gösterdikleri saygı ve samimiyet, törenin en anlamlı görüntüleri arasında yer aldı.
Gazilerimiz Manavgat’ta ne kadar hatırlanmakta
Gazilerimizin isimlerini yalnızca resmi gün ve törenlerde hatırlamak, onlara sahip çıkmak anlamına gelmez. Gazilerin sosyal yaşamda, kamuoyunda ve yerel yönetimlerin çalışmalarında daha fazla görünür olması; sorunlarının dinlenmesi ve toplumla bağlarının güçlendirilmesi gerekir.
Manavgat'ın Kurtuluş Savaşı'nın doğrudan yaşandığı şehirlerden biri olmaması, gazilerimizin taşıdığı değeri azaltmaz. Bu toprakların bağımsızlığı ve güvenliği için mücadele eden her gazi, nerede yaşamış veya hangi görevde bulunmuş olursa olsun toplumun ortak değeridir.
Bugün gazilerimize gösterilecek saygı, geçmişe duyulan minnettarlığın da bir göstergesidir.
Bu nedenle yetkililere, siyasi temsilcilere, sivil toplum kuruluşlarına ve Manavgat kamuoyuna düşen görev yalnızca 19 Eylül'de bir törene katılmak değildir.
Gazilerimizi yılda bir gün değil, hayatın her alanında hatırlamak gerekiyor.
Çünkü gaziler, bir protokol programının birkaç dakikalık konuğu değil; bu ülkenin tarihinin, mücadelesinin ve bağımsızlık mücadelesinin yaşayan tanıklarıdır.
19 Eylül Gaziler Günü'nün anlamı da birkaç çelenk, birkaç tokalaşma ve birkaç fotoğraf karesine sığdırılmamalıdır.

* Bakalım bundan sonra Manavgat, gazilerine sadece törenlerde mi sahip çıkacak, yoksa onları yılın her günü gerçekten hatırlayacak mı?
* İkinci bir sorun da çelenk sunumlarıydı.Kaymakamlıkbence çelenk sunumları için Kaymakamlık-Garnizon Komutanlığı ve Manavgat belediyesi çelenk sunucuları hariç Manavgatın diğerçelenk sunucularını bir kursa tabii tutmalı!
mustafakutun