Bugun...


Mahmut Öz

facebook-paylas
Ölüler çağırır mı ?
Tarih: 30-12-2024 06:33:00 Güncelleme: 30-12-2024 06:33:00


Bir kaç zamandır mezarlıkları yazmıştım. Mezarlık kültürü ve hikayeleri benim çocukluk travmalarımdı. Bununla yüzleşmek zor da olsa yıllar için yüzleştim. Gece bir mezarlıkta dolaşmak, ölülerin olduğu topraklara basarak yürümek her insanı korkutur.

“Ölülerden korkma, diriden kork” diyen annem bile bu korkuları yenemedi. Dayımla babam çocuklarının cesaretini ölçmek için bizi gecenin bir yarısında mezarlığın yanından geçen yoldan tarlaya göndererek, kazmayı getirenin kazandığı bir korku tüneli oyunu ile ölçerlerdi. Çünkü onlar da mezarlık hikayeleri ile büyümüşler ve garip olaylar yaşamışlar.    Babam dokuz yaşlarında Seydilerde yaşar iken abileri dövünce asırlık andızların, çamların, koca çınarın çıkardığı uğultulu karanlığa, korkudan titreyen vücudu ile mezarlığına kaçmış. Akşam olmuş, yorgun ve aç vücudu dayanamış, uykusu gelmiş ve iki mezarın arasında uykuya dalmış. Dokuz yaşında ki çocuğun derin uykusunda iken “Cavit, Gök Cavit “ diye bağıran sesin korkunçluğu ile gözünü açmış. Ayak ucunun bile görünmediği karanlığın derinliğinden bağıran deprem gürültüsü yaratan sese cevap verip vermemeyi düşünür. Yiyeceği dayağı düşünerek susar..

  İşte o an büyüklerinden duyduğu, mezarlıkta yatarsan, ölüler seni çağırır, paylaşamazlar, bu çağrıya cevap verirsen aklını oynatırsın, cevap verme.. mezarların arasına değil, bir tanesinin üstüne yat sözünü hatırlar ve bir mezarın üstüne yatınca, ismini çağıran uğultu kesilir. Sonra ne yapmış dersiniz..! 7 gün ölülerin üzerinde uyumuş, taki annesi onu gelip alana kadar.

Bu hikayelerle büyüyünce mezarlıkla aranızda bir bağ oluyor. Adeta baba dostu bir toprak özlemi gibi sarıyor bedenimi.

Taşlara dokunuyorum, tepeşirle osmanlı yazıların kalıbını çıkarıyorum. Sık sık ya arabamın anahtarını ya gözlüğümü ya bir şeyimi unutuyorum.

Mezarlar bırakmıyor beni, dönüp dolaşıp anahtarı bulamadığım oluyor, hayaller dolaşmaya başlıyor, anahtar ararken akşam oluyor, eve dönemeyince o mezarlıkta babam gibi kalacağım diye bir korku başlıyor, terlemeye, sık nefesler almaya başlıyorum.

 Yinede mezarları seviyorum, beni içine çekiyor. Bazen manyak olduğumu düşünüyorum. Sorgun mezarlığında beni gören bir kadın; oğlum ne dolanıp durursun bu mezarda, çarpılacaksın dedi. Sona deli derler diyerek uyardı.

Bende mezar hikayeleri çok ama kısa keseyim.

Mezarlıkları sıkça ziyaret edin. Olümü sıkça hatırlayın.

Kin nefret, kibir ve böbürlenmekten sakının.

Başımız bir damla su, sonumuz bir metre bez.



Bu yazı 161 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI