Anadolu Selçukluların başarıları ve başarısızlıkları tamamen kaderin bir cilvesidir. Kardeşi İzzeddin Keykavus eğer vezirini dinlemeyip, Alaaddin Keykubat’ı öldürseydi tarih nasıl yazılırdı bilinmezdi. 1220 de vezirler onu başa geçirdiklerinde Türkçenin yanında Arapça, Rumca, Farsça dillerini bilen, ulema ile sohbet edecek kadar dini ve tasavvufi ilimlere sahip bir emirdi. Türkmen’in daha sonradan Uluğ Sultan dediği Alaaddin, tahta çıktığında(1220), o sırada Bağdat’ta Halife olan Nasırid dinillah, mana âleminin büyüklerinden biri ile Sultana Hilatler gönderdi. Gönderdiği kişi ise, Bağdat’ın en büyük Tasavvuf Âlimi, Abdülkadir Geylani’nin yoldaşı, Muhyiddin İbni Arabî’nin arkadaşı olan Şihabeddin Sühreverdi Hazretleri idi. Bağdat’ta Mevlana’nın babası Bahaüddin Veled’le görüşmüş bir evliya idi. Sultana, Halifenin elçisinin geldiğini söylenince Sultan Aksaray’da bulunan Zincirli Han’a kadar karşılamaya çıktı. Sultan, Sühreverdi Hazretlerini görünce, kendisi Elazığ’da zindanda iken rüyasında gördüğü yüzün Sühreverdi’nin yüzü olduğunu gördü. “ Beni zindandan kurtaran, bir ata bindirerek selametle uğurlayan sizdiniz” diyerek sevgi ve muhabbetle sarıldı.
Sühereverdi Hz.leri,” Sultan zindanda iken onun ahu zarı bize görünmüştü, şimdi cemalini de görmek nasip oldu” diyerek birbirlerine aşkla sarıldılar. Halifenin asker talebini hemen yerine getirdi. Konya’da Bahaddün Veled, Sadettin Konevi ve birçok tasavvuf büyüğü ile görüştü, sultan birçok hediyelerle birlikte, onunla Aksaray’a kadar beraberinde gitti ve Malatya’ya kadar da Emirleri eşlik etti.
Şıhabettin Sühreverdi’nin Türkçeye çevrilmiş eserleri ve birçok yerde de makamı vardır.
Sultan Alaaddin, Tasavvuf ilmine sahip bir sultandı. Alanya Kalesinin fethi sırasında da 2 ay muhasara etmesine rağmen kale dayanmaya devam ediyordu. Bir gece rüyasına giren aksakallı pir-i fani, kaleyi fethedeceği, deniz tarafından hücum etmesini salık vermesi ile kale ertesi gün feth olmuştu.
Tasavvufta Fütüvvet Ehli olmak, Gaza leşkeri olmak maddi ve manevi güce sahip olmak olarak ifade edilirdi. Alaaddin Keykubat bu özelliklere sahip bir sultandı. Alanya, Manavgat, Anamur gibi güney denizleri ile Sinop ve Kırım sahillerinin fethi ile Kuzey denizin fethi onun zamanında olmuş, iki denizin sultanı unvanını almış, “Uluğ Sultan’dır”.
Manavgat’ı 1225 yılında Uluğ Sultan’ın emiri Mübariz Ertokuş Bey tarafından feth edilmiştir.
