Bugun...



ULUALAN’I KİM KURTARDI? MANAVGAT’IN HAFIZASINA YAZILMASI GEREKEN İSİM: GAZETECİ NALAN AKPINAROĞLU!

Herkes konuşurken o dava açtı, herkes geri çekilirken o mücadelesini sürdürdü! Ulualan için verilen hukuk mücadelesinin arkasındaki ismi unutturmayalım! Çünkü övgüyü en çok hak eden o...

facebook-paylas
Güncelleme: 04-11-2026 13:35:01 Tarih: 04-11-2026 13:13

ULUALAN’I KİM KURTARDI? MANAVGAT’IN HAFIZASINA YAZILMASI GEREKEN İSİM: GAZETECİ NALAN AKPINAROĞLU!

Manavgat’ın geleceği açısından tarihi önem taşıyan Ulualan mücadelesinde çok önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Ulualan’ın golf turizm alanına dönüştürülmesini öngören imar planlarının iptaline ilişkin karar, Antalya Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunu reddetmesiyle bir kez daha korundu.

Bu karar yalnızca bir imar planının yargıdan dönmesi değildir. Bu karar, Manavgat’ın doğal mirası, kıyıları, su kaynakları ve gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından son derece önemli bir kazanımdır.

Ancak bugün bu kazanım konuşulurken sorulması gereken çok önemli bir soru var:

Bu hukuki mücadeleyi kim başlattı? Kim risk aldı? Kim tek başına dava açarak Ulualan için yargı yoluna gitti?

Cevap açık: Gazeteci Gülsüm Nalan Akpınaroğlu!

Bugün gelinen noktada herkesin hatırlaması gereken gerçek, bu davanın Nalan Akpınaroğlu tarafından açıldığı ve onun başlattığı hukuki sürecin önemli bir aşamasının başarıyla sonuçlandığıdır.

Herkesin konuştuğu yerde o sorumluluk aldı!

Ulualan gibi Manavgat'ın geleceğini doğrudan ilgilendiren bir konuda tepki göstermek, açıklama yapmak, basın toplantısı düzenlemek elbette önemlidir. Ancak bir başka şey daha vardır: Bütün sonuçlarını göze alarak mahkeme kapısını çalmak, hukuki sorumluluğu üstlenmek ve açtığınız davanın arkasında durmak!

Nalan Akpınaroğlu tam da bunu yaptı.Mayıs 2023 te yapılan plana itiraz etti.İlk itiraz dilekçesi 23 sayfa olan Akpınaroğlu,Ulualan projesine itirazı dava açılınca başka dilekçelerde verdi.Ulualan için yılmadan  mücadeleye devam diyen Akpınaroğlu Antalya’da ilk derece mahkemesini 29.03.2024’te kazanınca Kültür ve Turizm Bakanlığı davayı istinaf’a götürdü.İstinafta saçma gerekçe ile bozuldu.Daha sonra 25.04.2025’te Danıştay’a 12 sayfalık dilekçe verdi.Ve böyle dilekçelerle Ululan’ı gündeme taşıyarak Ulualan gerçeği bugün kü duruma gelmiş oldu.

Bir gazeteci olarak yalnızca haber yapmakla yetinmedi. Manavgat'ın doğal değerlerini ilgilendiren bir konuda mesleki sorumluluğunu hukuki bir mücadeleye dönüştürdü. Ulualan'ın geleceğine ilişkin itirazını mahkemeye taşıdı.

Üstelik bu süreçte beklediği desteği göremediğini, mücadelenin yükünü büyük ölçüde kendi omuzlarında taşımak zorunda kaldığını ifade eden bir gazetecinin emeğini de görmezden gelemeyiz.

Bugün bu davanın kazanımını sahiplenmek isteyenlere hatırlatılması gereken bir gerçek var: Bir davanın sonucunu kutlamak kolaydır. Önemli olan, o dava açılırken, süreç uzarken ve mücadele zorlaşırken nerede olduğunuzdur!

Nalan Akpınaroğlu'nun mücadelesi yalnızca Ulualan'la sınırlı değil!

Nalan Akpınaroğlu'nun gazetecilik anlayışında öne çıkan nokta, Manavgat'ta yanlış gördüğü uygulamalar karşısında sessiz kalmaması, vatandaşın hakkını ilgilendiren meselelerde itirazını dile getirmesi ve kamu yararını gündemde tutmaya çalışmasıdır.

Onun mücadelesini değerli kılan da budur.

Bir gazetecinin görevi yalnızca güçlülerin açıklamalarını yayımlamak, makam sahiplerinin söylediklerini aktarmak değildir. Gerektiğinde soru sormak, gerektiğinde itiraz etmek, vatandaşın sesini duyurmak ve kamu yararını savunmaktır.

Nalan Akpınaroğlu'nun Ulualan sürecindeki tutumu, gazeteciliğin bu yönüne önemli bir örnek oluşturuyor.

Manavgat'ta vatandaşın aleyhine olduğunu düşündüğü konularda sesini yükselten, yanlış gördüğü uygulamaları gündeme taşıyan ve gerektiğinde kişisel sorumluluk üstlenen bir gazetecinin emeği, siyasi ya da kurumsal aidiyetlerin gölgesinde bırakılamaz.

Ulualan bir arazi değil, Manavgat'ın geleceğidir!

Ulualan meselesine yalnızca bugünün imar planları üzerinden bakamayız.

Ulualan; Manavgat'ın doğal mirasıdır. Kıyı kültürüdür. Su kaynaklarıdır. Ekolojik dengesidir. Çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız ortak emanettir.

Turizm elbette Manavgat için önemlidir. Ancak turizm adına her doğal alanın kullanım biçiminin değiştirilmesi, her kıyının farklı projelere açılması zorunlu değildir. Kalkınma ile doğayı korumak birbirinin karşıtı olmak zorunda değildir.

Mahkemenin iptal kararını koruması da planlama yapılırken doğal yapı, su kaynakları, çevresel etkiler ve kıyıların kamusal kullanımının göz ardı edilemeyeceğini ortaya koyan önemli bir gelişmedir.

İşte bu nedenle Nalan Akpınaroğlu'nun açtığı davanın önemi, yalnızca bugünkü hukuki sonuçla ölçülemez. Bu mücadele, Manavgat'ın geleceği için vatandaşların da hukuki yollarla hak arayabileceğini gösteren önemli bir örnektir.

Bu mücadelenin sahibi unutulmasın!

Elbette Manavgat Belediyesi'nin Ulualan'ın korunmasına ilişkin açıklama yapması, doğal mirasın ve kıyıların korunması gerektiğini vurgulaması değerlidir.

Ancak kamuoyuna aktarılması gereken bir ayrıntı var: Bir hukuki mücadeleyi başlatan kişiyle, o mücadelenin sonucunda ortaya çıkan kazanımı sonradan sahiplenenler aynı şey değildir.

Belediyelerin, kurumların, siyasi isimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının katkıları elbette olabilir. Fakat katkı ile davanın sahibi olmayı birbirine karıştırmamak gerekir.

Bu davayı açan Nalan Akpınaroğlu'dur. Bu hukuki sürecin başlatılmasında onun kişisel iradesi ve cesareti vardır.

Bugün Ulualan kararını konuşurken bu gerçeği görmezden gelmek, verilen emeğe haksızlık olur.

Nalan Akpınaroğlu'na düşen elbette mücadelesini sürdürmek; Manavgat'a düşen ise bu emeği hakkıyla teslim etmektir.

Çünkü bazı insanlar kazanılmış bir davanın ardından fotoğraf verir, bazıları ise o davanın açılması için ilk adımı atar.

Manavgat'ın hafızasında kimin hangi aşamada nerede durduğunu zaman gösterecektir.

Nalan Akpınaroğlu'nun Ulualan mücadelesi, bir gazetecinin yalnızca kalemiyle değil, gerektiğinde hukuki sorumluluk alarak da kentinin geleceğine sahip çıkabileceğinin örneğidir.

Kendisine Manavgat adına teşekkür etmek gerekiyor.Ve bugün şu cümleyi özellikle kurmak gerekiyor:

Ulualan için konuşan çok oldu. Ama bu davayı açarak hukuki mücadeleyi başlatan Nalan Akpınaroğlu oldu. Bu emeğin üzeri hiçbir açıklamayla, hiçbir kurumsal sahiplenmeyle örtülemez!

Manavgat'ın doğal mirasına sahip çıkanların isimleri unutulmamalı.

Ulualan hepimizin. Ama bu mücadelenin başlangıcındaki emeğin sahibi de unutulmamalı!

 

mustafakutun

 




Bu haber 802 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER 3.SAYFA Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI