RAMAZAN SOHBETLERİ- 5
BİR SORU VE SIRADIŞI BİR CEVAP
HOCAM, bildiğiniz gibi Ramazan ayı içindeyiz. Ramazan ayı sadece oruç ayı değil, Kur’an ayıdır diye biliriz. Bu ayda oruç tutmanın yanı sıra bu ayı Kur’an hatmederek, teravihler kılarak ve maddi gücümüz oranında ramazan kolileri alıp ihtiyaç sahiplerine vererek geçiririz. Bu konuda sizin görüşlerinizi almak istiyorum.
SEVGİLİ KARDEŞİM, Öncelikle teşekkür ediyorum fikrime hürmet ettiğin için. Allah senden razı olsun. Kısaca ifade edeyim.
BİRİNCİSİ; Evet bu ayda oruç tutmak Bakara Suresinin 183 ve 184. Ayetleriyle Müslümanlara farz kılınmıştır. Rabbimiz bu ayetlerde şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir. Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.”
İKİNCİSİ; Kur’an 610 Yılında, Ramazan ayı içinde Kadir gecesi günü gönderilmeye başlandığı için Kur’an ayıdır. Kur’an ayında elbette Kur’an okunmalıdır. Lakin KUR’AN sadece bir ayda okunacak bir kitap değil, hayatın her anına yayılacak bir kitaptır. Kur’an Hatimi yapmak demek, Kur’anı tamamlamak demektir. Anlamadan okunan Kur’an asla hatim yapılmış sayılmaz. Buradan söyleyeyim.. Zira eksik kalır.
ÜÇÜNCÜSÜ: Peygamberimiz hiçbir zaman ülkemizde kılındığı gibi 20 Rekât Teravih namazı kılmamıştır. Camide veya mescitte cemaat halinde de kılmamıştır. Zamanına göre bazen evinde 2, bazen, 4, bazen ise 8 rekat olarak ve her iki rekatta selam vererek kılmıştır. Evimizde 2, 4, 8 rekat değil de camide 20 rekat kılmak istiyorum diyorsanız o sizin bileceğiniz bir şey. Ama ben şahsen peygambere muhalefet ederek bu şekilde bir namaz kılmayı Doktorun günde bir defa atacaksın diyerek verdiği antibiyotiği günde 10 defa atmak gibidir derim.
DÖRDÜNCÜSÜ; Ramazan kolisi vermek güzeldir. Lakin ben Ramazan Kolisi vermek yerine o kolideki malzemelerin parasını vermeyi tercih ederim. Ramazan kolisi verilen aile belki de makarna yemekten bıkmıştır. İlaç parası lazımdır. Bir gün de tatlı yemek ister belki de. Kolide olan malzemeleri yemeye mecbur bırakmamak lazımdır diyor, bu vesile ile mübarek Ramazan ayınızı tebrik ediyor ve Rabbim bizleri bol infak yapanlardan eylesin diyorum vesselam..
RAMAZAN SOHBETLERİ- 6
DİKKAT DİKKAT !!!!
Hz. İsa veya Mehdi Gelecek demek Kur’anı inkâr etmektir.
BİRİNCİ HUSUS: Kıyamet alametleri diyerek Hz. İsa ve Mehdi diye bir adamın geleceği söylenir ve yazılır. Hz. İsa peygamberin de, Mehdi diye bir kişinin veya hatta Ben Mehdiyim diyenlere bakacak olursak eğer, Mehdi adı verilen kişilerin gelmesi de İslâm Dininde yoktur ve kesinlikle uydurmadır. Çünkü hemen belirtmek isterim ki, Kıyametin böyle alametleri yoktur. Çünkü Kur’anın A’RAF Suresinin 187. Ayetinde Allah şöyle buyurur: “(Ey Muhammed!) Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. (Sen onlara): “onun bilgisi sadece Rabbimin katındadır. Onu tam vaktinde koparacak olan Ondan başkası değildir. Ağırlığına göklerin de yerin de dayanamayacağı o (kıyamet) size ansızın gelecektir.” de. Allah A’raf Suresinde Kıyamet ansızın gelecektir de” buyururken aniden gelmeyecek, alametleri var demek Kur’anın bu ayetini inkar etmek olur ve böyle diyen bir insan kafir olur.
İKİNCİ HUSUS: Hz. İsa peygamberdir ve peygamberlik insanlar içinde en yüksek makamdır. Peygamber Efendimizin son peygamber yani Hatemi embiya olduğu yine ayetle sabit iken Hz. İsa’nın geleceğine nasıl inanır bu insanlar anlamak mümkün değildir. Ahzap Suresi 40. Ayetinde Allah şöyle buyurur: "Muhammed içinizden herhangi bir adamın babası değildir. Fakat O, Allah'ın Rasûlü ve peygamberlerin sonuncusu (hâtemü'n-nebiyyîn)'dir. Bu ayete rağmen Hz. İsa peygamber olacaktır demek küfürdür.
Efendim Hz. İsa peygamber olarak değil, Peygamberimize ümmet olarak gelecektir ve insanları hidayete erdirecektir demek ise hem Hz. İsa’yı peygamberlikten aşağı düşürerek küçültmektir ve hem de peygamber efendimize en büyük hakarettir.
Peygamberimiz görevini yapamadı Hz. İsa gelecek ve Peygamber Efendimizin yapamadığını o yapacak demek, peygamberimizi küçük düşürmektir, hakaret etmektir.
Kaldı ki hidayet peygamber olsalar dahi, insanlara değil Allah’a ait bir durumdur. İbrahim suresi 4. Ayette Allah şöyle buyurur: "Biz, görevlendirdiğimiz her resulü ancak kendi toplumunun diliyle gönderdik ki, onlara açık seçik beyanda bulunsun. Bunun ardından, Allah dilediğini saptırır, dilediğini de iyiye ve güzele kılavuzlar. Azîz'dir, Hakîm'dir O."
ÜÇÜNCÜ HUSUS: Bu Hz. İsa yeniden gelecek sözü Hristiyanlara ait bir sözdür. Maalesef pek çok konuda Hristiyanlardan etkilenen bizdeki sahte din adamları bu konuda da Hristiyanlıktan etkilenmişlerdir. Hemen belirteyim ki Mehdi gelecek diyenlerin de ŞEYHLERİNİN Mehdi olacağını, olmasını istemelerinden dolayıdır.
Mehdi demek, hidayete erdirilmiş insan demektir. Mehdinin gelmesi diye bir şey yoktur. Her Müslüman’ın hidayete erdirilenlerden olması en güzel isteğidir. Ben Mehdiyim diye ortaya pek çok insan çıkmış ve de daha pek çok insan ortaya çıkacaktır. Yeter ki mehdi gelecek diye inanan saf Müslümanlar olsun.
DÖRDÜNCÜ HUSUS: Kur’anda olmayan ve Kur’ana ters olan bir takım iddiaları hadis diye, şu şeyhin görüşü diye ortaya atmak bid’attan da öte büyük bir şirktir. Çünkü, böyle iddialar Maide Suresi 3. Ayet olan “ Bugün sizin üzerinize olan dini tamamladım ve sizin için din olarak İslamı seçtim.” Ayetine terstir. Yani başka bir ifadeyle dini eksik bulmak ve tamamlamak demektir ve büyük şirktir.
SONUÇ OLARAK DİYORUM Kİ; Allah bir din göndermiş. O dine ait bir kitap var. O dinin yaşanmış şekli olan bir Peygamber var ve bizim peygamberimiz olan bu peygamber Hz. Muhammet SAV efendimizdir. Onun yaşantısı Kur’andır. Peygamberimiz şöyle demiş diyerek ortaya hadis diye atılan Kur’ana ters düşen hiçbir sözün de kıymeti yoktur vesselam..
Mustafa EROL
Eğitimci-Araştırmacı Yazar