RAMAZAN SOHBETLERİ- 1
İNKÂRSIZ İMAN OLMAZ..
İslâmın en önemli kuralı iman etmektir. İman etmenin yolu ise inkâr etmekten geçer. İşte onun için inkârsız iman olmaz diyorum.
İslâm Dinin anahtarı Kelime-i Tevhit ve Kelime-i Şehadettir ve ikisinde de en önemli unsur- LA İLAHE cümlesidir. LA İLAHE demek ise TÜM İLAHLARI İNKAR EDİYORUM veya HİÇ BİR İLAH YOKTUR diyerek tüm ilahları inkar ediyor ve sonra İLLALLAH diyoruz. Yani ANCAK ALLAH VARDIR diyor ve iman ediyoruz.
Yani inkar etmek, kalpten Allah’tan başka tüm sevgileri öncelikle silmek ve sadece Allah inancını bir tohum misali kalbimize ekmektir. Hangi çiftçi tarlasını sürmeden, içindeki zararlı otları çapalamak veya ilaçlamaktan önce tohum eker ki..
Bir tarlaya tohum ekerken bile tarlayı temizliyorsak, kalbimize iman tohumunu ekmek için kalbimizdeki; para sevgisini, makam sevgisini, kadın sevgisini, şeyh sevgisini, diğer putların sevgisini kaldırmak ve ALLAH sevgisini ekmek gerekmektedir.
Allah’a iman etmek demek ise Kur’ana bağlanmak demektir. Kur’anı kendisine yol, Peygamberi ise kendisine rehber edinen bir insan doğru ve hak yol üzeredir vesselam
RAMAZAN SOHBETLERİ- 2
İSLÂM NE DEMEKTİR VE MÜSLÜMAN KİMDİR?
Çok çok kısaca bir tarif yapmak istiyorum öncelikle. İslâm kelimesi Arapça ( S-L-M ) kökünden gelir ve anlamı teslim olmaktır. Müslüman ise, Allah’ın emirlerine teslim olan demektir.
Allah’ın dininin genel adı ilk peygamber olan Hz.Adem A.S dan itibaren İSLAMDIR. Ali İmran Suresinin 19. Ayetinde Rabbimiz “"Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır.” Buyurarak bu gerçeği açıkça beyan etmiştir. Gel gör ki, Hz. İsa’ya tabi olanlar kendilerine İsevi veya Hıristiyan demişler, Hz. Musa’ya tabi olanlar kendilerine Yahudi veya Musevi diyerek kendilerini ayırmışlardır.
Allah’ın gönderdiği peygamberlerin hepsinin insanlara anlattıkları aynı şeylerdir. Lakin tahrif olan kitaplar yerine yeniden yazılmış olan Tevrat ve İncillerde farklı temalar ele alınmıştır.
Hz. İsa’ya sağlığında iman etmemişler ama vefat ettikten sonra, yüzlerce İncil yazmışlar. 325 yılında İznik’te toplanan Konsilde 4 tane İncil üzerine karar kılmışlar ve Latta,, Markos, Luka ve Yuhanna İncillerinin gerçek İncil ile aynı paralelde olduğunu beyan etmişlerdir. Oysa KUR’AN; Nazil olduğu haliyle günümüzde ellerimizde, dillerimizde ve gönüllerimizdedir.
Ne yazık ki küfür hiç boş durmamış, İncil ve Tevratı değiştirdik ama Kur’anı değiştiremedik, öyleyse Müslümanları değiştirelim mantığı ile hareket ederek Müslümanlar arasına nifak tohumları atmışlardır.
Ali İmran Suresinin 103. Ayetinde Rabbimizin : “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın..” buyurmasına rağmen bölünüp parçalanmakta Mezhepler, tarikatler ve cemaatler sayesinde bölünmekte adeta sınır tanımayan Müslümanlar bölük pörçük olmuşlardır.
İşte bu sebeple diyorum ki, Müslüman teslim olan insan demektir. Bir Müslümana yakışan en güzel isim; TARİKAT VE CEMAAT liderlerinin arkasına getirilerek oluşturulan falancı, filancı, vs vs değil MÜSLÜMAN ismidir vesselam.